Simto Alev

Telif Savunucularının Yeni Hedefi Youtube Yayıncıları mı?

muratabigf2

Telif haklarını savunan oluşumlar, Youtube yayıncılarını tehdit ederek kazanç mı elde etmeya çalışıyor?

İki gün önce Youtube’un tanınmış isimlerinden MuratAbiGF’nin bir videosuna denk geldim (yazının sonunda izleyebilirsiniz). Başlıkta “10.000 TL Telif Cezası” yazıyordu. Merak edip açtım videoyu ve gördüm ki Murat ceza değil, bilindik bir tehdit almış. Murat’ın söylediğine göre telif hakkını ihlal ettiği 2 video için savunucu oluşum (hangisi olduğunu belirtmemiş) Murat’tan dava açmama karşılığında 10.000 euro civarı bir bir para talep etmiş. Daha sonra bu miktar 1/3’üne kadar inmiş (net miktarları söylemiyor).

Şimdi, Murat telif haklarını ihlal etmiş. Bunun savunulacak bir tarafı yok. Ancak hak savunucusunun da savunulacak hiçbir tarafı yok çünkü izledikleri yol, yol değil bence.

Yeni Bir Hikaye Değil

Hatırladığım kadarıyla anlatayım: 2000’lerin ilk yıllarında adında, içerisinde “mp3” lafı geçen; mp3 barındıran ya da mp3 indirme konusunda yol gösteren 25 kadar site mahkeme kararıyla kapatıldı. Bu siteler Türkiye’de erişimi engellenen ilk sitelerdi ve bunların tamamı aslında mp3 içermiyordu. Kısa süre sonra birkaç grup daha site engellendi ve engellenen sitelerin sayısı 100’ü aştı (bugün Türkiye’den erişime engelli olduğu bilinen web sitesi sayısı 115.315). Ben de bu 25 siteden birinin içinde yer alıyordum. Kalabalık bir oluşumduk. Yaş ortalaması 20 olan öğrencilerdik sadece. Bu bir mazaret değil ama önemli de bir ayrıntı.

O zamamlar sitenin engellendiğini gösteren bir uyarı yoktu. Bir anda siteler erişilmez oldu. Sitelere neden erişilemediğini öğrenmek bile günler sürdü çünkü o zamanlar her internet sevis sağlayısının DNS’lerini güncellemesi günler sürüyordu. Onlarca İSS vardı ve birini kullanan siteye girebiliyorken, diğerini kullanan giremiyordu. Herkes teknik detaylarla boğuşurken sitelerin mahkeme kararıyla kapatıldığını öğrenmek kolay olmamıştı.

O dönem hak savunucusu oluşum ulaşabildiği sitelerin sahiplerine ulaşmış ve değişen yüksek bedeller ödenmesi karşılığı davaları geri çekip siteleri açtıracağını söylemişti. Kimisi sitesinin kapalı kalmasına razı olmuş ve hiçbir şey ödememişti, kimisi bir şekilde anlaşmaya varmıştı. Bu sitelerin bir kısmı hala engellidir.

Bugün Ne Oluyor?

Açıkçası bugün neler olup bittiğini çok da bilmiyorum. Youtube yayıncısı olmadığım için olayları hep bir parça uzaktan izliyorum. Ancak gözlemlediğim o ki; bugün telif haklarını savunan oluşumlar, geçmiştekine benzer bir yol izliyor. İlgili oluşum Youtube’un sağladığı telif hakkı koruma yöntemlerini kullanmıyor, doğrudan hukuki yollara başvurmuyor, muhattabını uyarmıyor, muhattabının videoyu kaldırmasını istemiyor (tahminimce), bunun yerine muhattabına “ya şu kadar para ver, ya da dava açarım” diyor.

Bu örnekte muhattap olan kişi sadece 20 yaşında bir genç…

Youtube Ne Diyor?

Youtube’un telif hakları konusunda katı kuralları var.
– En başta milyonlarca telifli eseri tanıyıp, videoyu yükler yüklemez sizi uyarıyor. Bir defa bir projektör incelemesi için duvardaki bir diziye ait yamuk bir görüntüyü (sessiz) 30 saniye kadar kaydedip uyarı almıştım mesela. Bugün şartlar daha da sert.
– Eğer video içerisinde 15 saniyeden uzun telif hakkı olan içerik kullanırsanız, bu defa Youtube o videodan elde edeceğiniz geliri size değil hak sahibine veriyor. Yani hak sahibi burdan kazancını elde ediyor. Bu noktada bir sıkıntı varsa artık muhattabı yayıncı değil, Youtube’dir.
– Hak sahibi isterse videoyu Youtube’den kaldırtabiliyor.
– Youtube, ayıncıların telif ihlallerini sürdürmesi halinde kanalları yeniden açılmamak üzere kapatıyor.

Bu Yol Doğru Yol Değil

Neticeye baktığımız zaman telif eser sahibine ait bir haktır ve ihlal edilemez. Bu hukuken de doğru değil, ahlaken de doğru değil. Bunun tartışmaya açık bir  yanı yok. Ancak hem hukuk hem de yayını taşıyan firma Youtube hak sahibine oldukça fazla imkan tanırken, 20 yaşında ve muhtemelen yaşı itibariyle pek de gelir sahibi olmayan bir genci, böyle yüksek meblağlarla tehdit etmenin ne kadar yanlış bir yol olduğu da aynı şekilde tartışılacak bir şey değil.

Üstelik bu şekilde telif hakkı savunucusu oluşumun elde ededeceği gelirin eser sahibine nasıl yansıyacağı da belirsizdir.

Televizyonun bitmekte olduğunu ve dijital yayıncılığın büyümekte olduğunu konuştuğumuz şu günlerde yapıcı olmak yerine bugünün ve yarının yayıncılarının önünü tıkamak hepimize zarar verecek bir davranıştır.

Not: Bu yazıyı izlediğim videodan hareketle, kişisel fikirlerimi belirtmek için yazdım. Bu yazının MuratAbiGF ile doğrudan ilgisi olmadığı gibi, muhattap aldığı belirli bir telif hakkı savunucusu oluşum da yoktur.

İlgili Video

POPÜLER HABERLER

Yukarı