Sonra ne olacağını size soran diziler dönemi

29 Aralık 2018
1093 Görüntülenme

Netflix hayatımıza bir kez öde bol bol seyret mantığıyla girmiş olsa da aslında yayın platformları arasında en inovatif olanı… Sadece film göstermek, aynı anda birkaç kişinin izleyebileceği film göstermek, yüksek kalitede film izletmek gibi şeylerin ötesi var burada. İnteraktif, yani etkileşimli hikayelerle bu gücüne güç kattı.

Hepimizin dört gözle beklediği Black Mirror serisinin yeni bölümü Bandersnatch adında interaktif bir hikayeyle geldi. Burada hikayenin ana hatlarından ya da konusundan kesinlikle bahsetmeyecek, sizin seyir keyfinizi kaçırmayacağız. Bizim derdimiz interaktif hikaye nasıl seyrediliyor daha iyi nasıl olabilirdi konusunu sizinle beraber irdelemek.

Etkileşimli hikayeyi oluşturanlar, kesinlikle hikayede kolayına kaçmamış. Mesela şimdi ne içsin su mu yoksa şarap mı diyerek sadece sizi hikayenin içine katıyormuş gibi yapıp aslında önemsiz detaylarda etkileşim yaratmamışlar. Bayağı hikayenin gidişatına katkıda bulunuyor hikayeyi bambaşka bir yola doğru sürüklüyorsunuz. Hatta arka arkaya birkaç etkileşimin ardından hikaye aslında sizin kafanızda birden fazla hikayeye dönüşüyor ki yapılması gereken şey de bu.

Etkileşimli hikayede vermeniz gereken cevaplar kesinlikle bir mantık silsilesi içinde gitmiyor. Tutarlı cevap diye bir şey yok. Normal gelen cevaplar konuyu sonuçsuz hale getirebiliyor. Verilmemesi gereken kararlar ise zaman zaman en doğru cevaplar olabiliyor. Yaklaşık 20 dakikalık konuyu ben bir saati aşkın sürede o da mükemmel bir sonuca varamadan bitirdim.

Biraz tekniğinden bahsedelim: İnteraktif bir seçenek önünüze çıktığında alt tarafta size iki seçenek çıkıyor. Bunlardan birinin üstüne tıklıyorsunuz. Hikaye oradan devam ediyor. Arada atlama ya da bekleme sıkıntısı olmasın diye verdiğiniz her kararın ardından sahne değişiyor böylece en azından izleme ve akışta sorun yaşanmıyor. Çekim tekniği olarak interaktif sahnelere kadar tek sahne çekilmiş, sonrasında sahne değişmiş ki farklı seçeneklerde farklı çekimler yapılabilsin.

Peki bu yeni sistemin kötü bir tarafı yok mu? Kesinlikle var. Sadece kucağınızdaki bilgisayar, cep telefonu veya tabletle seyrederken gerektiği kadar etkileşimli olabiliyorsunuz. Diğer cihazlarla çok kolay değil bunu yapmak. Senaristler her ne kadar mükemmel olsa da Black Mirror gibi bir yapıda alıştığınız senaryolara uymuyor etkileşim. Bir yerden sonra komiklik olsun diye olmaz sahnelerle karşı karşıya kalabiliyorsunuz. Yani umduğunuz keyfi alamama ihtimaliniz var. Bir de ne kadar bir zaman sonra biteceğini bilememek sizi biraz hayal kırıklığına uğratıyor. Yani bir saat sonra mı bitecek yoksa üç saat sonra mı ya da 4 dakika sonra mı… Bu, izleme keyfini bariz bir biçimde azaltıyor.

Ancak en önemlisi, interaktif dokunuşlarda ciddi bir beklenti içine giriyorsunuz. Keşke teknoloji gelişse de, biz farkında olmadan hikayeye etkileşim katabilsek. Yani adamın iki elinde tuttuğu nesnelerin hangisine bakarsak hikaye o yöne doğru evrilse ya da düşüncelerimizdeki dalgalanmalara göre hikayenin diğer tarafına geçebilecek bir teknoloji olsa veya yüzümüzü ekşitme, mutlu olma ya da korklaya göre hikaye değişse. Ancak şimdilik bu tür gelişmelerden uzağız.

Bu arada Black Mirror en ünlüsü olsa da tek etkileşimli hikaye değil Netflix içinde. Puss in Book, Buddy Thunderstruck, Stretch Armstrong, Minecraft gibi farklı hikayeler de mevcut.

Eğer cidden vakit ayıracaksanız mutlaka izleyin. Değişik bir deneyim bu.

İlginizi çekebilir

Instagram, saldırıya uğramış hesapları kurtarmanın kolay yollarını sundu
49 okunma
49 okunma

Instagram, saldırıya uğramış hesapları kurtarmanın kolay yollarını sundu

Onur Binay - 17 Haziran 2019

Hesabınız çalındıysa Instagram biraz daha güvence sağlayabilir. Sosyal ağ, bir hesabı kurtarmayı kolaylaştıracak ve hırsızların ilk etapta hareketten kurtulmalarını zorlaştıran…

MIT nesneleri görerek hissedebilen robot kolu geliştirdi
47 okunma
47 okunma

MIT nesneleri görerek hissedebilen robot kolu geliştirdi

Onur Binay - 17 Haziran 2019

Yeni AI, yalnızca nesneye bakarak bir nesneye dokunmanın nasıl hissedeceğini tahmin edebiliyor. Ayrıca, bir nesneye dokunarak oluşturduğu dokunsal verilerden görsel bir…

Almanlar yakında iPhone’larını sanal kimlik kartları olarak kullanabilir
49 okunma
49 okunma

Almanlar yakında iPhone’larını sanal kimlik kartları olarak kullanabilir

Onur Binay - 17 Haziran 2019

Apple orijinal olarak NFC okuyucusunu iPhone'larda kilitledi. Böylece sadece temassız ödeme kartları için veri formatını destekledi. Bu da Apple Pay'in…

%d blogcu bunu beğendi: