Müzik endüstrisi dijitalleşme ile birlikte çok ciddi bir süreci geride bıraktı. Napster ile başlayan bedava müzik dinleme, müziğe para vermeye gerek kalmadı bakış açısı artık değişti. Değişmek zorundaydı. Müzik endüstrisi bitme noktasına geldiği anda alınan önlemler, çıkartılan yasalar ile birlikte durum toparlanmaya başladı.

Paylaşma kültürü şeklinde başlayan bu süreç video-ses alanında sisteme büyük darbe vurdu, bu tartışılmaz. Yazdıklarıma tepki verenleriniz vardır. Evet herşey çok pahalı “Nasıl buna bütçe ayıralım, madem bedava dinleyebiliyorum” gibi sebepleri haklı olarak sıralayabilirsiniz. Olaya bir de şu tarafından bakmalısınız. Bu sektörden ekmek yemeye çalışan insanları düşünün, sizin ücretsiz dinlediğiniz, download ettiğiniz içerikleri üretenlerin cebine bir kuruş girmezse, o şarkı için gitar çalan, davul çalan, şarkıyı söyleyen neden yeni müzikler yapmak için bir çaba sarfetsin? Neden bu işe devam etsin? Bunun sonucu müziğin bitmesi anlamına gelmez mi? Ne yapacağız 2010 yılına kadar yapılmış müziklerle hayatımız boyunca idare etmek zorunda mı kalacağız? Biraz bu şekilde düşünüldüğünde olayı anlamak daha kolay olur gibi geliyor bana. İşte müzik dünyası tam bu noktaya gelip tıkandığında yasal müzik konusunda atılan adımlar sonuç verdi.

apple-music

Şunu kabul ediyorum, kaset, cd, plak olarak basıldığında gerçekten çok pahalı bir eğlence müzik. Bu eskiden de böyleydi. Teknoloji bunları ortadan kaldırıp sihirli ‘mp3’ ü karşımıza çıkartana kadar. Bu dalgalanma bir süre sonra oturdu ve şu an bulunduğumuz noktaya hızla geldik.

Dünya üzerinde son kullanıcıya müzik hizmetini, keyfini götüren iki önemli şirket var. Apple ve Spotify. Apple bir adım daha önde gidiyor. Nedeni hem müzik sektörüne daha fazla yatırım yapıyor hemde teknoloji devi olmasına rağmen insanlarla müziği fiziki olarak bir araya getirecek önemli organizasyonlara imza atıyor. Bu yıl 10. yılını yaptıkları ‘Apple Music Festival‘ bu konuda ciddiyetlerinin bir göstergesi. İzleyicilerin ücretsiz olarak katılıp konserleri izleyebildikleri çok başarılı bir organizasyon. Bu yıl bende Londra’da yerinde izleme fırsatı buldum. Gerçekten çok başarılı ve bir o kadar da keyifli bir etkinlikti. Robbie Williams ve Bastille konserlerini Londra’nın en keyifli semtlerinden biri olan Camdan Town’da The Roundhouse konser salonunda izledim. 10 gün süren bu müzik ziyafetine benim izlediğim konserlerin dışında Alicia Keys, Elton John, Britney Spears gibi dev isimler de katıldı. Ücretsiz biletleri anında tükenen şanslı bir kitle Roundhouse’un enteresan ve bir o kadar da şahane atmosferinde bu keyfili konserlere tanıklık ettiler. Bu organizasyonun tamamı canlı olarak internetten yayınlandı. Kaçırdım diye üzülmeyin Apple Müzik üyesiyseniz bu konserlerin tekrarlarını hala izleyebilirsiniz. Tabi canlı gibi olmaz ama yine de evde izlemenin keyfi de başka. Apple Müzik üyeliği için buraya tıklayabilirsiniz.

Robbie Williams performs at Apple Music Festival London, 25 September 2016, Photo by: Andrew Whitton © APPLE.
Fotoğraf: Andrew Whitton © APPLE.

Kimi zaman keyif almamızı sağlayan, bazen kafa dağıtan, bazen konsantre olmamızı, bazen dertlerimizden uzaklaşmamıza yardımcı olan müzik hayatımızda olmazsa olmaz. Düşündüğümüzde aylık olarak çok düşük ücretlerle abone olabildiğimiz ya da reklamlarla dinlemek şartıyla ücretsiz abone olabildiğimiz bu sistemler bugün ve gelecekte bizi müziksiz bırakmamak için varlar. Elbet birileri bu işten para kazanıyor ve yatırım yapıyor. Siz bedavaya bir iş yerinde çalışır mısınız? Patron sizin emeğinizi karşılıksız alsa buna ne kadar dayanırsınız? Bu platformlarda her dinlediğiniz müzik için Apple, Spotify eser sahibine ödeme yapıyor.

Bu platformların bir avantajı müziği üretenin kendini göstermek için eskisi kadar tanıdığa ihtiyaç duymaması. İyi bir üreticiysen Apple Music’e ya da Spotify’a şarkılarını yükleyebilir, satışını yapabilirsin. Dijital dünyanın avantajlarıyla kendini gösterebilir, çok ünlü olabilirsin. Gerisi sana kalmış.

Spotify ve Apple bu alanda tatlı bir rekabet içerisinde. Bu rekabet her zaman bize yarar. Daha uygun fiyatlarla daha kaliteli hizmeti almak bizim en büyük ayrıcalığımız. Kim bu konuda bize bir adım yaklaşırsa bizde ona bir adım yaklaşırız. Ülkemizde de bu tip etkinliklerin yapılması en büyük dileğimiz.

Robbie Williams performs at Apple Music Festival London, 25 September 2016, Photo by: Andrew Whitton © APPLE.
Fotoğraf: Andrew Whitton © APPLE.

Son olarak Robbie Williams’a ayrı bir pencere açmak istiyorum. 42 yaşında tam bir delikanlı ve sahneyi inanılmaz kullanıyor. Seyirciyle etkileşimi muazzam. Canlı olarak ilk kez izlediğim Robbie Williams gerçekten uzun süre oradan inmez. Yerli müzisyenlerimizin onu çok iyi analiz edip bu başarısının sırlarını deşifre etmeleri çok faydalı olacaktır. Çok net söyleyeceğim ki, konser bittiğinde bu adamda bir şey var, müthiş eğlendim, çok iyi zaman geçirdim kafasıyla evinizin yolunu tutuyorsunuz.

İşte sizin için çektiğim canlı ‘Feel’ performansı:

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here