Kaç Kişi El Yazısı Kullanıyor?


Yazmaya başlamak, yazmak. Bir metin oluşturmak. Giriş gelişme ve sonuç. Yıllarca okullarda öğretilen en temel bilgi değil mi? İşte bu giriş bölümü olsun.

teknosafari.com da ilk yazımı yazıyorum.

Aslında yazmak dedim ama biraz daha farklı bir noktadan bakmak istiyorum. Kendimden yola çıkarak hayatımızdaki teknoloji ve bir parça dijital dünyanın güzelliklerine değineceğim… Tabii kimine göre güzellik, kolaylık, hız; kimine göre de zor ve korkulan bir dünya.

Geçenlerde fark ettim: Yazım, el yazım her geçen gün daha okunaksız ve daha çirkin oluyor.

Aklıma gelen soru, “acaba yazmayı unutuyor muyuz?” oldu. Kağıdın sonu geldi mi? Ya da kalemler, dolma kalemler; hani bir zamanlar, o ilk 0.5 kalemler çıktığındaki heyacan… Kırtasiye sona mı eriyor?

Elbette hayır ama artık dijitalleştik. Teknolojiyle hayat yeniden şekilleniyor. Yakalayanlara ne mutlu…

İnternette dolaşırken gördüm geçenlerde, tüm dünyada bu yıl basılan kitap sayısı 668 bin. bir Günde 212 milyardan fazla mail atıyoruz, bloglar, sosyal medyada yazdıklarımız vb. düşünülünce o dijital harflerin, karakterlerin sayısını hayal edemiyorum. Ve 3 buçuk milyardan fazla internet kullanıcısı olan dünyada teknoloji devleri her geçen gün bu sayısı arttırmak için çalışıyor. Dijital yazıyor ve okuyoruz. Ortalama 3 saatten fazla internette vakit geçiren genç nesil var dünyada.

Dolayısıyla her geçen gün kalem kullanma alışkanlığım köreliyor ve yazım çirkinleşiyor. Tam “öyle mi?” derken, S-Pen’ler ve benzerleri çıkıyor. Kağıda değil de bir ekrana yazıyorsun. Suya yazar gibi ama değil de. 🙂 Tabii dijital yazmak ve güzel yazmak gerçekten maharet istiyor.

Bir de şöyle düşünün: Uygulamalar dünyasında telefonunuz ya da tabletinizin ekranını kullanarak yazı yazacabileceğiniz, not alabileceğiniz yüzlerce çözüm var. Tabii ki bir kalem olunca daha keyifli ve eğlenceli oluyor. kaleminiz mi yok? Cips paketinden kendine kalem yapanlar bile var. Bir de şu var ki nasıl yazarsan sonuçta tek bir dokunuşla yazınızı karaktere dönüştürebiliyorsunuz. Nereden nereye, işte bu da gelişme bölümü olsun. Okuyunca, yazınca paylaşınca bilgi çoğalıyor. Umarım aklınıza birkaç soru gelmiştir benim gibi. Ama şu da var: klavyenin yerini hiç bir şey tutmuyor.

Gelelim sonuça ve kaleme… Son 3 yıldır kızımı gözlemliyorum. Dijital dünyaya doğdu haliyle. Önceleri dokunuyordu o ekrana… Şimdi anlayarak ve çözmek için dokunuyor. Üstelik, bu aralar kalem kullanıyor o ekranda. Yazıyor, en azından harfleri öğreniyor. Resim yapıyor ve bunu kalemle yapıyor. Kağıt kullanım oranı bu aralar az.

Burada da yeni sorular geliyor aklıma. Aynı şey sizin de aklınızda mı? Çocuklar yeni dünya için nasıl hazırlanacak? Elbette gerçek kalem ve kağıt hayatlarında olmalı. Resim yapmalı, karalamalı. Okulda yazmayı çizmeyi saymayı vs. öğrenmeli ama dijital dünyayı dijital okur yazar olmayı da öğrenmeli.

Ana okullarından başlamalı belki; geleceğin grafikerleri, ressamları, yazarları buralarda yetişecek. Belki yazıları, gerçek yazıları çok iyi olmayacak ama yazacaklar… Onlar için daha fazlasını yapmak tüm eğitim sisteminin görevi olmalı. Sonuçta “yazmak” yeni dünyayı belirleyecek ve yazabilenler kazanacak.

Umarım her hafta, artık ben de bir kalem olmasa bile hayatımda, yazabileceğim. Bir de sadece yazmak değil hayatı biçimlendiren. Okumak, okudukça yazabiliyorsun. Güzel ya da çirkin – şekil olarak tabiki de – okuyun ve yazın.

Teşekkürler.

Yorumlar

yorum

What's Your Reaction?

Alkış Alkış
0
Alkış
Beğendim Beğendim
2
Beğendim
Beğenmedim Beğenmedim
1
Beğenmedim

Comments 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kaç Kişi El Yazısı Kullanıyor?

Giriş Yap

Captcha!
Don't have an account?
Kaydol

Şifremi Unuttum

Back to
Giriş Yap

Kaydol

Captcha!
Back to
Giriş Yap
Choose A Format
Trivia quiz
Poll
Story
List
Meme
Video
Image