Dünyanın en büyük teknoloji fuarı IFA. Uluslararası dev markalardan dünyanın her yerinden çeşitli yerel markalara kadar herkes yeni ürünlerini ve yeni teknolojilerini ilk kez bu fuarda sergiliyor. Biz de bu fuar sayesinde geleceğin teknolojisinin nasıl şekilleneceğini de görebiliyoruz. Şu an dünyanın her yerinden yüzlerce gazeteci, birbirini ezme telaşıyla bu fuardan okurlarına haber taşıyor.

Tekno Safari’den Timur Akkurt, Ekin Kollama ve Murat Türkbıkmaz da aynı telaşa düşmeden fuarı gezip bol bol video çekiyorlar. Bu videoları Youtube’da Teknolojiden Anlamayan Adam kanalında bulabilirsiniz.

Fakat tüm dünyanın gözünün üstünde olduğu bu fuar, artık beni heyecanlandırmıyor. Belki orada olmadığım, bana aktarılanlar beni doyurmadığı için; belki de gerçekten bir şeyler eksik olduğu için. Böyle hissetmemin en büyük sebebi teknolojinin cep telefonlarına neredeyse eşitlenmiş olması. Geçen yıllarda bu dengenin içine 3 boyutlu, kıvrılmış, 4K gibi kategorilerde televizyonlar da vardı. Hiçbiri beklenen ilgiyi görmedi ve geleceğin (bugünün) teknolojisi olamadı.

Bu yıl o televizyonların yerini VR (Sanal Gerçeklik) teknolojisi alıyor gibi. Geçen yıl Samsung’un Gear VR‘ından HTC’nin Vive‘ına kadar VR gözlükleri çok tutunca Sony de bu sene işin içine girmiş ve en iyi deneyimi sunduğu iddiasıyla Playstation VR‘ı geliştirmiş. Benim fikrimse bu kadar üzerine gidilmesine rağmen VR teknolojisinin geleceğinin belirsiz olduğu yönünde. Evet, çok etkileyici bir teknoloji. Özellikle eğitim simülasyonları için faydalı. Oyuncuları da bir süre oyalayacak ama hayatımıza ne katacak sonra? Gerçekten evimizin boyasına karar vermek için bu gözlükleri takacak mıyız? Hiç sanmıyorum…

Telefon dünyasına bakacak olursak, bazıları fuardan çoktan çekildi. Yeni ürün lansmanlarını o hengamede kaybolmamak için ya Samsung gibi IFA’dan önce (Bence Galaxy Note 7’nin geri toplanması daha heyecanlı) ya da Apple gibi IFA’dan sonra (Yeni iPhone, 7 Eylül’de tanıtılacak. Apple bu fuara bugüne kadar hiç katılmadı.) yapıyor.

Tabii Sony, Huawei, HTC, ZTE gibi markalarla bilmediğimiz birçok marka yeni telefonlarını fuarda sergiliyor. Hepsinin vaadettiği yenilik ortalama olarak “daha hızlı işlem, daha uzun süre dayanan pil” olarak görünüyor. Kabul, hepsinin kendine has özellikleri ve irili ufaklı yenilikleri var. Sundukları deneyime de bayılıyoruz ama günün sonunda sürpriz olacak bir yenilikle karşılaşmıyoruz. Belki de artık eskisi kadar sır tutamadıklarındandır.

IFA’ya hakimiyet kuran telefon ve VR teknolojilerinin yanı sıra; akıllı saatten beyaz eşyaya, kablodan robot teknolojilerine, kart okuyucudan projektöre, drone’dan laptop’a; teknolojinin her alanından yüzlerce, binlerce yeni ürün fuarda sergilendi. Hepsi daha hızlı, daha güçlü, daha büyük; ama daha yeni değil. Belki de sorun bendedir. Tek başıma koca fuarı ve IFA’yı bize aktaran basını gömdüm resmen.

Eğer benimle aynı fikirde değilseniz, “hadi len ordan” diyorsanız ve fuarda sizi heyecanlandıran ürünler varsa lütfen yorum yazarak belirtin.

Ha, fuarı gezemeyenler; sizin için de overlok makinesi ayağınıza kadar geliyor. Timur Abi ve Ekin DJI Osmo ile fuarı gezmiş ve ortaya 1 saat 20 dakikalık, FULL HD, Tek Parça seyirlik bir video çıkmış. Buyrun izleyin:

2 YORUMLAR

  1. Şu çağda fuarların, tüketicilerin ilgilerini çekebilmeleri için konseptlerini değiştirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Birçoğumuz, fuarlarda sergilenen ürünleri zaten internet ortamında inceleyip, gelişmeleri takip edebiliyoruz. Hatta fuarda bile bir ürünle ilgili firmayla konuşurken aynı zamanda internetten bilgi almak istiyoruz. Bu arada tabiiki fuarların firmadan firmaya (b2b) olan etkisinden bahsetmiyorum. Derdim doğrudan tüketici ilgisiyle alakalı. Bu arada herhangi bir sanayi fuarını, işiyle alakalı olmamasına rağmen ziyaret eden var mı acaba?

    Müsaade ederseniz bir konuya değineceğim. Yakın zamana kadar toplumumuz 3 dalga ile tanımlanmaktaydı (yakın bir zamanda kaybettiğimiz Alvin Toffler’dan bahsetmezsem olmazdı). Bunlar; yiyecek ihtiyacı doğrultusunda ortaya çıkan 1.dalga ve neticesinde tarım toplumu, tarımın ve araç-gereçlerinin üretim ihtiyacı ile ortaya çıkan 2.dalga ve sanayi toplumu, sanayileşmenin sonucunda ve ihtiyaçları doğrultusunda oluşan 3.dalga ve süper sanayi toplumu veya bir başka bakışa göre bilgi toplumu (biri big-data mı dedi?), dijitalleşme çağı. Sıradaki ise ,bence ve birçok kişiye göre, robotların çağı (robot derken, kızmayın ama Google amcaya bir soru sorduğunuzda, cevabın bir insan tarafından verilmediğini bildiğinizi varsayıyorum ;)) Büyük veriyi harmanlayıp seçenekler geliştirip iletişim kurabilen “Yapay Zeka” ürünlerinden bahsediyorum. Nesnelerin interneti konusununda ne kadar paralellik taşıdığını düşünebilirsiniz (çok büyük bir başlık olduğu için kısaca değiniyim dedim).

    Konuya dönersek, çağımızda fuarlarda ağırlıklar, yapay zekaya, robotlara ve nesnelerin internetine verilse çok daha büyük bir ilgiyle karşılaşabilecek ve birçoğumuzun beklentilerini karşılayabilecekler. Bir de şu gündemden düşmeyen ve görüntü teknolojileriyle beraber hızla gelişen VR önemli bir konu ama asıl dikkat çekecek olan Arttırılmış Gerçeklik (Augmented Reality) olacak sanırım. Bu arada Microsoft Hololens denildiğinde aklımıza Terminator’ün gözleri (yoksa ekranı mı demeliydim bilemedim) gelmiyor mu?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here