“Giriş” Yazısı…


Yazmayı öğrendikten çok kısa sonra öğretilir bize yazının üç ana bölümü: Giriş, gelişme, sonuç. Yazı, hayatımız gibidir ya da hayatımız yazı gibidir. Ve bu hayat sürecinde birçok giriş, gelişme, sonuç yaşarız; yazı gibi. Bazen bir girişimiz sonuçsuz kalır, bazen de gelişmeleri beklemeden sonuçsuz kalırız. Oysa varılan her şey bir sonuçtur ve aslolan yolda kalmaktır. Süreçtir, gelişmedir. Ama işte; yolda olmak için, yola çıkmak lazım.

Youtube’a deli gibi sardığım ilk dönemlerde fark ettim Teknolojiden Anlamayan Adam‘ı. Çok sevdim, çünkü lafı uzatmadan gereken bilgiyi veriyorlardı. Ürün tanıtırken ürünün web sitesinde yazan bilgileri anlatmak yerine deneyim anlatıyorlardı. İyiye iyi, kötüye kötü diyebiliyorlardı. “Abi kalaksi es yirmi dokuz iyi mi?” sorusuna kendiliğinden cevap veriyorlardı. Geyik desen gırla, kafalar desen on numara. Ekin Kollama’nın katılmasıyla ortam iyice şenlendi.

Daha ben seyirci, onlar yayıncı; develer tellal, pireler berber iken; aynı etkinliğe davet edilmişiz. Nasıl olduysa karşılaşmadık. Videoyu görünce “Aa, nasıl karşılaşmadık”  diye mesaj attım. Tanıştık sonra tabii. İki kez canlı yayınlarında “kim bu abi?” rolünde yer aldım, hem kahvelerini hem çaylarını içtim, bol bol sohbet ettim, fikir alışverişlerinde bulundum. Neticede geçen tam 2 yılın sonunda tüm ekip için “iyi ki tanımışım” dedim, sevdim onları. Zannedersem onlar da beni seviyor. (:

Gün geldi, gecenin bir yarısı Timur (Akkurt) Abi aradı. Dedim “Bu saatte rahatsız etmek ayıp olmuyor mu? Sakalından utan be adam!” Pıstı, cevap bile vermeden kapattı tabii hemen telefonu. Yok, tabii ki öyle olmadı. Timur Abi’yle böyle konuşulur mu? Taş olurum valla. Sonra o taşı yontup ne yapmazlar ki? Ha, seven ne yapmaz?

Şu yazıyı okuduğunuz Tekno Safari‘yi ve Bunlar Hep Bilgi‘yi anlattı, “Senin de aramızda olmanı isteriz” dedi. Kıramadım tabii, yoksa… Aslında çok hevesliydim. Hemen “ben de çok isterim” dedim ama becerebilir miyim diye endişe ediyordum. Yazıma güvenirim. Çok iyi yazarım. Yazıda kalite benim. Kaç yıldır da blog yazıyorum ama baba adamlarla birlikte, düzenli bir yayının parçası olmak; her hafta ilginizi çekecek bir konuda, faydalı da olmaya çalışarak yazmak zor. Ben kendi bloguma düzenli yazı yazamıyorum ki…

O yüzden işler yukarıda belirttiğim gibi gitmeyebilir. Düzenli yazarım ama içeriği ne olur bilinmez. Sen Tekno Safari diye girersin, ben kuru fasulyenin faydalarından yahut “Zuhal Topal’la“dan (Valla programın adı bu, şimdi kontrol ettim.) bahsediyor olabirlirim. Üstelik ben bu paragrafı yazarken Timur Abi de neler yapabileceğimin farkında değil. Bu yüzden siz de beni çok ciddiye almayınız ama rica edeceğim okuyunuz. Ha bir de bu durumu Timur Abi’ye çaktırmaz, yazılarımı görmesine engel olursanız sevinirim.

Velhasılıkelam, bu bir giriş yazısıydı. Gelişme nasıl gerçekleşir, nerede nasıl sonuç bulur bilemem. Başta da dediğim gibi, sonuç hep gelir; önemli olan yola çıkmak ve yolda kalmaktır. Biz de çıktık işte bir yola.

Haydi,
Tekeriniz düz bassın arkadaşlar…

Yorumlar

yorum

What's Your Reaction?

Alkış Alkış
0
Alkış
Beğendim Beğendim
0
Beğendim
Beğenmedim Beğenmedim
0
Beğenmedim

Comments 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“Giriş” Yazısı…

Giriş Yap

Captcha!
Don't have an account?
Kaydol

Şifremi Unuttum

Back to
Giriş Yap

Kaydol

Captcha!
Back to
Giriş Yap
Choose A Format
Trivia quiz
Poll
Story
List
Meme
Video
Image