Simto Alev

Bu Haftaki Yazımı Hollanda’dan Yazıyorum

hollanda

Türkiye’de internet ve VPN erişimi engelli. Bu engelin devam etmesi halinde eczaneler, bankalar, devlet daireleri büyük sıkıntılar yaşayacak.

Evet, bu haftaki yazımı Hollanda’dan yazıyorum. Üstelik bunun için hiç seyahat etmeme gerek kalmadı. Hali hazırda bir VPN hesabım olduğu için hiç para da harcamadım. Sadece VPN yazılımını açtım, Hollanda’yı seçtim ve “bağlan” tuşuna bastım.

Eğer aynı ülkede yaşıyorsak fark etmemiş olmanız imkansız. Zaten bütün dünya da duydu: Türkiye’de geçtiğimiz cuma akşamı internete bir kısıtlama getirildi. Cumartesi akşamı ise VPN servislerine de erişim engeli getirildi. Şükür ki ben hâlâ bağlanabiliyorum. Türk Telekom bazı sosyal medya sitelerine ve WhatsApp’a erişimi güç hale getirirken, Uydunet tüm kullanıcılarının hızını 1 Mbit’e sınırladı. VPN olsa ne yazar? Parası ödenen hizmeti vermiyorlar işte. Biz de kuzu kuzu kabul ediyoruz.

Bu durumun çeşitli siyasi gerekçeleri de var tabii ancak ben 15 üstü yıllık bir internet işçisi  ve aktif bir internet kullanıcısı olarak meseleyi elbetteki siyasi değil, teknolojik yönüyle değerlendirebilirim. Öyle de yapıyorum.

Hayatım Yamuldu

Ben paramı internetten kazanıyorum. İnternet yoksa, bana ekmek yok. Dropbox ve Google Drive engellendiği zaman yazmıştım: Önemli iş dosyalarım Dropbox’da. Tüm iş notlarım, kişisel yazılarım, şarkı sözlerim, sunum dosyalarım, Excel raporlarım vs. Google Drive’da. İnternet yoksa onlara erişimim de yok. Yasal kanallardan parasını ödeyerek film ve dizi izliyorum (Netfilx yazımda bahsetmiştim). Aynı şekilde internetten müzik dinliyorum. İnternet yoksa film ve dizi izleyemiyor, müzik dinleyemiyorum.

Ajandam, haftalık planlarım internette kayıtlı. Tabii ki onlara erişemiyorum. İnternet yoksa sağlıklı plan yapamıyorum. İş yerim öbür yakada, 18 kilometre uzakta ve ben engelli olduğum için tüm toplantılarımı Skype ile yapıyorum. İnternet yoksa ofistekilerle ve müşterilerimle toplantı yapamıyorum. Neredeyse günlük alışverişimi bile internetten yaparım. İnternet yoksa alışveriş yok.

Daha çok şey sayarım ama benim kişisel dertlerimden daha önemli bir şey var: Sizin hayatınız, hepimizin hayatını.

Hayatınız Yamulacak

Birincisi, benim gibi binlerce internet işçisi ve bağlı oldukları ajanslar ekonomik problem yaşayacak. Biz işimizi yapamayınca müşterilerimizin de işi aksayacak ve onlar da para kazanamayacak. Artık arka caddedeki büfecinin bile telefonunu bilmediğimiz bir dönemde, internetten sipariş veremediğimiz için tostlar bile hüzünlenecek. Bu yavaşlatma ve sansür devam ettikçe, senin de cebinden para çıkacak.

İkincisi, tüm kamu kuruluşları, bankalar, eczaneler, hastaneler; Artık bütün işlemleri internetten yapıyor. Her şey bir sisteme bağlı. Eğer pazartesi sabahı bu engelleme kalkmamışsa belki hastaneden randevu, eczaneden ilaç alamayacağız; belki elektrik faturasını ödeyemeyeceğiz. İnternet olmadığı için karanlıkta kalacağız. Her şeyin ne kadar da internete bağlı olduğunu iyi düşünün. İnternet dediğimiz şey kendi kıraştan, sinepçette çiçekli taç takmaktan ibaret değil.

DNS & VPN

Şimdi burada DNS nedir, VPN nedir sorularını cevaplamayacağım. Google’da yeterince cevap varken bu yazıyı teknik detaylara boğmayayım. Ancak şunu söylemeliyim: DNS ve VPN birer sansür aşma aracı değildir. Evet, ikisi de doğası gereği sansürü aşmada işe yarıyor ve kullanılıyor. Ancak ben Türkiye’de neredeyse kısıtlanacak bir internet yokken işlerimi görebilmek için (mesela yerli İSS’ler bir domain’in NS’i değişince bunu kendi DNS’lerine 72 saatte yansıtırdı) DNS değiştirirdim. Mesela @e-kolay.net mail’ime İxir adlı İSS’den bağlanınca erişemezdim. Çözüm yine DNS. 15 Yıldır DNS kullanıyorum, çok mutluyum.

VPN ise güvenlik için kullanılan önemli bir protokoldür. Bugün noterlerden bankalara birçok önemli kurum ve yapı güvenlik için VPN kullanıyor. Her ne kadar onlar bizim satın aldığımız veya ücretsiz kullandığımız VPN servisleri yerine kendi özel internet erişimlerini kullansalar da sistem aynı. VPN kullanımını engellemek için standart VPN portlarını engellemek gerekiyor. Bu durumda bankaların ve ülkemizde uluslararası iş yapan (yani ülkemize para sokan) şirketlerin de VPN erişimleri durdurularak iş yapmaları engellenir.

Ana fikri anladınız sanırım. Basit bir internet kısıtlaması yüzünden ilaç alamadığınız bir yaşam düşünün… Düşüncesi bile ürpetti di mi? Umarım tüm bu olasılıklar gerçek olmaz.

VPN Servisleri Bilgimizi mi Topluyor?

Evet, bazıları girdiğimiz sitelerin kaydını IP bilgimizle kaydedip gerektiğinde FBI’la falan paylaşabiliyor. Hiçbir veri kaydetmeyen servisler de var, kendi VPN’inizi yaratıp kayıt tutmamanız da mümkün. Ancak emin olun çocuk pornosu aramıyorsanız, bomba yapını araştırmıyorsanız, bir kiralık katil tutmaya karar vermediyseniz ya da kara para aklamıyorsanız kimse sizin bilgilerinizi kimseye vermez. VPN aldığınız bir firma FBI’ın kapısını çalıp “sayın FBI, Türkiye’den bir kullanıcımız yemek sitesinden karışık pizza söyledi” demez mesela. VPN’e bağlıyken sanal bankacılık hizmetlerine vs. giriş yapmayın, yeterli. O da tedbiren.

Size daha kötüsünü söyleyeyim: İnternete URL bazlı sansür uygulayabilmek için tüm internet trafiğinizin kontrol altında olması gerekir. 5651 Numaralı yasaya göre internetinizi aldığınız kurum tüm internet trafiğinizi kaydetmek, 6 ay saklamak ve gereğinde devletle paylaşmak zorunda. Üstelik abonesi olduğunuz servis sağlayıcı sizin kim olduğunuzu biliyor. Adınız, soyadınız, adresiniz onlarda kayıtlı. Gereğinde tek bir hareketle falanca tarihinde filanca siteye girmiş kullanıcıların adreslerine kadar ulaşabilir.

Açıkçası bu koşullarda izlenmek istemeyenlerin sürekli VPN kullanması bana daha sağlıklı geliyor ama yassah işte.

İletişim Temel Bir Haktır

İletişim temel bir haktır ve içinde bulunduğumuz çağda internet iletişimin temel taşıdır.

15 Mayıs 2011 - Sansüre Karşı Yürüyüş'ten Bir Fotoğraf

40.000 Kişinin katıldığı, 15 Mayıs 2011 Tarihli Sansüre Karşı Yürüyüş’ten Bir Fotoğrafım.

POPÜLER HABERLER

Yukarı