Bilim insanlarının zorlandığı konulardan biri de, karmaşık, gezegen çapında hava sistemini anlamak için yeterli veri toplamak. Bir bölgedeki atmosferik değişikliklerin uzak bölgelerdeki iklim üzerinde derin etkileri olabileceğinden ihtiyaç duydukları tüm bilgileri almaları zor.

Şimdiyse Tokyo Üniversitesi Endüstri Bilimleri Enstitüsü’nde çalışan bir bilim insanı, çok daha önemli verileri toplamak için akıllıca bir fikir ortaya sürdü. Noam David, atmosferik koşullar hakkında veri toplamak için akıllı telefonlar ve Nesnelerin İnterneti (IoT) cihazlarının kullanılmasını önerdi.

Sıcaklık ve nem gibi koşullar hakkında veri toplamak için tasarlanmış özel atmosferik bilim araçları pahalı ve nadir bulunuyor. Bu araçlar arasında yüksek hassasiyete sahip, ancak yalnızca küçük bir coğrafi alanı ve geniş alanlar hakkında veri toplayabilen ancak kesinliği olmayan uyduları kapsayan, uzaktan algılama sistemleri ve yer seviyesi araçları bulunuyor.

Öte yandan, IoT cihazları dünya çapında yaygın bir algılayıcı ağı oluşturdukları için çok yaygın. Örnek olarak, David atmosferdeki ince parçacıkları izlemek için kullanılabilecek gözetleme kameralarına işaret ediyor. Daha da yaratıcı bir şekilde, araç sileceklerinin hızı yağış yoğunluğunu ölçmek için kullanılabilir. Sileceklerin hızı da dahil olmak üzere her şey hakkında veri kaydeden modern arabalar bu nedenle belirli bir bölgedeki yağışları ölçmek için kullanılabilir.

David, bu cihazların yanı sıra kalabalık hava koşulları raporlarından yararlanılmasını da önerdi. Akıllı telefonlar, sıcaklık, atmosferik basınç ve atmosferik gelgitler gibi konularda veri toplayabilen sensörlerle donatıldı. Kullanıcılar daha sonra bu verileri Twitter gibi bir platform üzerinden gönüllü olarak rapor edebilir. Veya kullanıcılar, hava kalitesini izlemenin bir yolu olarak telefonlarıyla fotoğraf çekebilirler.

Bu yaklaşımın birçok avantajı var. Uygulama sadece ucuz olmakla kalmıyor, aynı zamanda atmosferik bilim konularıyla ilgili halkın farkındalığını ve ilgisini arttırıyor. Ve bu, bilim adamlarının şu anda algılayıcıları olmayan nispeten uzak konumlarda bile, dünyanın dört bir yanındaki verilere erişebildiği anlamına geliyor.

Bu sistem, iklim değişikliğinin gezegenimizin atmosferini nasıl etkilediğiyle ilgili daha fazla bilgi sağlamanın yanı sıra kasırga veya orman yangını gibi doğal afetlerin daha erken tespit edilmesine yardımcı olmak için potansiyel olarak kullanılabilir.

Paylaş